DuckCorp

DuckCorp Dico

(RFC 2229 compliant dictionary server)

Found 3 definitions

  1.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    up /ˈʌp/ 1. (edat), yukarıya, yukarıda 2. yükseğe 3. (müz.) tize doğru 4. ileriye 5. -e kadar 6. öne, ileri 7. tamamen (Konuşma dilinde çoğunlukla anlamı değiştirmeden fiillere eklenir) 8. yükselmiş 9. kalkmış 10. kaldırılmış 11. yüksek, kabarık 12. ilerlemiş 13. hazır 14. (edat) yukarıya 15. ileride 16. içeriye 17. yükselme. be up kalkmak, kalkmış olmak 18. (İng.) oturuma son vermek. be up against (k. dili) karşılaşmak, karşı karşıya gelmek. be up against it (k. dili) muşkül durumda bulunmak, çatmak . be up all night sabahlamak. be up and doing iş başında olmak, faaliyette olmak . be up for hazır bulunmak, meydanda olmak. be on the up and up (k. dili) hilesiz olmak 19. (k. dili) yükselmekte olmak .be up in (veya) on (k. dili) hazır olmak 20. bilgili olmak 21. haberdar olmak. be up to kabiliyetli olmak 22. far- kında olmak 23. yapmakta olmak 24. alakası olmak 25. karışmış bulunmak 26. mesuliyetli olmak. up and about veya around (k. dili) hastalıktan kurtulmuş, ayağa kalkmış, sıhhatte. up and down beş aşağı beş yukarı 27. (kumaşın) dokunuş yönu 28. baştan aşağı, tepeden tırnağa. up a tree muşkül durumda. ups and downs hayattaki iniş çıkış lar, iyi ve kotü günler. up the wind (den.) rüzgâra karşı up to date şimdiye kadar 29. çağa uygun, güne uygun modern. up to the mark en ince noktasına kadar. fifteen up (tenis) on beş on beş berabere. one up on bir sayı önde. It is all up with him Onun için artık her sey bitmiştir Mahvoldu! Hapı yuttu! Yandı! What' he up to? Ne dolaplar çeviriyor? Ne halt ediyor? What' up? Ne var? N'oluyor? It' up to you Size baglıdır, Siz bilirsiniz. I'm not up to it Gücüm yetmez. His temper was up Çok öfkelendi. The time is up Süre doldu Vakit tamam. Something' up Bir şeyler dönüyor. He is up for mayor. Belediye başkanlığına adaydır. He is up for murder Cinayet suçundan yargılanıyor.

  2.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    up /ˈʌp/ 1. (-upped, -upping) yükseltmek 2. (k. dili) vermek. The girl up and slapped him Kız onu tokatlayıverdi.

  3.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    up /ˈʌp/ 1. (önek) yukarıya 2. ayağa 3. tamamen.