From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: tickle /tˈɪkəl/ 1. gıcıklamak, gıdıklamak 2. (k. dili) eğlendirmek, memnun etmek 3. hafif hafif dokunmak 4. gıdıklanmak 5. gıdıklama, gıdıklanma. tickle one' fancy hoşuna gitmek. tickle the palm of rüşvet vermek. tickle grass çayırgüzeli, (bot.) Eragrostis major.
tickle /tˈɪkəl/ 1. gıcıklamak, gıdıklamak 2. (k. dili) eğlendirmek, memnun etmek 3. hafif hafif dokunmak 4. gıdıklanmak 5. gıdıklama, gıdıklanma. tickle one' fancy hoşuna gitmek. tickle the palm of rüşvet vermek. tickle grass çayırgüzeli, (bot.) Eragrostis major.