From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: temper /tˈɛmpə/ 1. yumuşatmak, hafifletmek: ölçülü hale getirmek, tadil etmek, ıslah etmek: kıvama getirmek 2. su karıştırıp yoğurmak (balçık) 3. çeliğe su vermek, çeliği kızdırıp hemen soğutarak sertleştirmek, tav vermek, tavlamak 4. (müz.) çalgıyı gam dizisine göre akort etmek. temper justice with mercy adalete merhamet katmak.
temper /tˈɛmpə/ 1. yumuşatmak, hafifletmek: ölçülü hale getirmek, tadil etmek, ıslah etmek: kıvama getirmek 2. su karıştırıp yoğurmak (balçık) 3. çeliğe su vermek, çeliği kızdırıp hemen soğutarak sertleştirmek, tav vermek, tavlamak 4. (müz.) çalgıyı gam dizisine göre akort etmek. temper justice with mercy adalete merhamet katmak.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: temper /tˈɛmpə/ 1. .terslik, huysuzluk 2. mizaç, huy, tabiat 3. kıvam, karar, terkip 4. tav, bir maddenin sertlik derecesi 5. bir şeyin aslını değiştirmek için karıştırılan şey. lose one' temper hiddetlenmek.
temper /tˈɛmpə/ 1. .terslik, huysuzluk 2. mizaç, huy, tabiat 3. kıvam, karar, terkip 4. tav, bir maddenin sertlik derecesi 5. bir şeyin aslını değiştirmek için karıştırılan şey. lose one' temper hiddetlenmek.