From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
swell /swˈɛl/ 1. (-ed 2. -ed veya swollen) şişmek, kabarmak 3. büyümek, yükselmek, artmak, çoğalmak 4. göğsü kabarmak, iftihar etmek 5. (k. dili) kurulmak, çalım satmak 6. büyütmek, şişirmek, kabartmak, artırmak çoğaltmak 7. (müz.) crescendo ve takiben diminuendo yapmak 8. kabarış 9. dalga, ölü deniz 10. tümsek yer 11. (müz.) crescendo ve takiben diminuendo 12. orgda perdelerin yükselmesini kontrol eden cihaz 13. (argo) züppe 14. (k. dili) şık, modaya uygun 15. (argo) güzel. swell out dışa doğru şişmek. swell pedal orgda boru mahfazasını açıp kapayan pedal. swell up şişmek, kabarmak. swell with pride iftiharla göğsü kabarmak, koltukları kabarmak. the swell of the ground tümsek, tatlı meyil. He has a swelled head Kibirli bir kimsedir. swell ing. şiş, şişlik, şişmiş yer.