From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: strand /stɹˈand/ 1. kenar, kıyı, sahil, yalı, yalı boyu 2. karaya oturmak 3. karaya oturtmak 4. zor durumda kalmak. be stranded karaya oturtulmak 5. yolda kalmak, vasıtasız kalmak 6. parasız kalmak.
strand /stɹˈand/ 1. kenar, kıyı, sahil, yalı, yalı boyu 2. karaya oturmak 3. karaya oturtmak 4. zor durumda kalmak. be stranded karaya oturtulmak 5. yolda kalmak, vasıtasız kalmak 6. parasız kalmak.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: strand /stɹˈand/ 1. halatın bir kolu 2. iplik teli 3. halatın bir kolunu koparmak 4. telleri birleştirerek iplik yapmak.
strand /stɹˈand/ 1. halatın bir kolu 2. iplik teli 3. halatın bir kolunu koparmak 4. telleri birleştirerek iplik yapmak.