From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
store /stˈɔː/ 1. (A.B.D.) mağaza, dükkân 2. biriktirilmiş şey, stok 3. hazne, ambar 4. (çoğ.) levazım, kumanya 5. bolluk 6. saklamak 7. biriktirmek 8. levazımını tedarik etmek .store away biriktirip saklamak. store up biriktirmek, yığınak 9. depo etmek, ambara koymak. store teeth (argo.) eğreti dişler, takma dişler. A surprise is in store for you Sizi bir sürpriz bekliyor. in store elde, mevcut 10. ilerisi için saklanmış. set great store by çok kıymet vermek.