From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
stending /stˈɛndɪŋ/ 1. ayakta duran 2. işlemez halde, muattal 3. devam eden, baki, daimi 4. sabit 5. durma, ayakta durma 6. duracak yer, durak 7. mevki, şöhret, itibar, derece, mertebe 8. devam, süreklilik, eskilik 9. ani bir duruşla. standing army daima silâh altında bulunan ordu. standing committee daimi encümen. standing jump durduğu yerden atlama. standing order daima geçerli olan sipariş. standing orders iç tüzük, dahili nizamname. standing rigging (den.) ana arma, geminin asıl ana halatları. standing room ayakta duracak yer, tiyatroda iskemleler dolduktan sonra kalan yer. standing water su birikintisi, akmayan su. standing wave sürekli dalga, birbirine ters iki dalganın meydana getirdiği sabit dalga .of high standing itibarı yüksek 10. yüksek seviyede. of long standing çoktan beri devam etmekte veya geçerli olan .of no standing itibarsız, önemsiz, ehemmiyetsiz.