From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
sink /sˈɪŋk/ 1. (sank, sunk veya sunken) batmak, garkolmak 2. yıkılmak, halsizlikten düşmek 3. irtifa kaybetmek, düşmek: dalmak, derinliğine gitmek: ağır ağır inmek: girmek: etkilemek, tesir etmek, içine işleyip girmek: çukurlaşmak: yavaş yavaş ölmek: gurup etmek: batırmak, daldırmak: indirmek: gururunu kırmak 4. azaltmak, eksiltmek: para yatırmak: kazıp açmak. sinking fund itfa sermayesi, amortisman sandığı.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
sink /sˈɪŋk/ 1. lavabo: geriz, lağım: (jeol.) çukur, havza: batakhane.