From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
sight /sˈaɪt/ 1. görme 2. gözlem, müşahede 3. muayene 4. görüş kuvveti 5. görülen şey, manzara 6. görülecek şey 7. göz erimi 8. inceleme fırsatı 9. fikir 10. nişangah 11. (leh.) çok miktar 12. (k. dili) çirkin bir şey. (sig.)ht draft ibrazında tediye olunacak poliçe. (sig.)ht unseen görmeden(satın almak) a (sig.)ht for sore eyes bir içim su 13. hoş bir rastlantı. at (sig.)ht ibrazında, gösterilince .catch (sig.)ht of görüvermek, gözüne ilişmek. find favor in someone' (sig.)ht birinin gözüne girmek. in (sig.)ht göz önünde, görünürde, gözle görülür, yakın. know by (sig.)ht yüzünden tanımak, göz aşinalığı olmak. not by a long (sig.)ht hiç, asla. on (sig.)ht görülünce, görüldüğü anda. out of (sig.)ht gözden uzak 14. (k. dili) son derece yüksek, fahiş (fiyat) Out of (sig.)ht, out of mind, Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. take a (sig.)ht yerini belli etmek. You are a (sig.)ht for sore eyes. Yüzünüzü gören cennetlik olur.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
sight /sˈaɪt/ 1. görmek 2. bakıp keşfetmek 3. nişan almak 4. nişangâhım ayarlamak 5. gözlemek 6. belirli bir yere dikkatle bakmak.