From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: she'd /ʃiː dˈiː/ 1. (kıs.) she had, she would.
she'd /ʃiː dˈiː/ 1. (kıs.) she had, she would.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: shed /ʃˈɛd/ 1. (shed, shedding) dökmek, akıtmak, saçmak, dağıtmak 2. içine geçirmemek (su) 3. atlatmak. shed blood kan dökmek. shed tears ağlamak, gözyaşı dökmek.
shed /ʃˈɛd/ 1. (shed, shedding) dökmek, akıtmak, saçmak, dağıtmak 2. içine geçirmemek (su) 3. atlatmak. shed blood kan dökmek. shed tears ağlamak, gözyaşı dökmek.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: shed /ʃˈɛd/ 1. sundurma 2. baraka 3. hangar 4. argaç aralığı 5. döküntü.
shed /ʃˈɛd/ 1. sundurma 2. baraka 3. hangar 4. argaç aralığı 5. döküntü.