From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
shadow /ʃˈadəʊ/ 1. göIge, karanlık 2. resmin göIgeli yeri 3. yansı, akis 4. hayal, şekil 5. birinin peşinden ayrılmayan kimse, kuyruk 6. gözcü, dedektif 7. eser, iz 8. tayf, hayalet 9. gölgelemek, gölge düşürmek 10. karartmak 11. göIgesi gibi peşinden ayrılmayarak gizlice gözetlemek. shadow forth ima etmek, dokundurmak. without a shadow of doubt en ufak bir şüphe olmadan. worn to a shadow çok zayıflamış, çirozlaşmış bir deri bir kemik kalmış. shadowy gölgeli 12. gölge gibi.