From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
round /ɹˈaʊnd/ 1. yuvarlak, değirmi 2. top, toparlak, küresel 3. silindir şeklinde 4. yuvarlak (hesap) 5. çok, hayli 6. çabuk, atik, süratli 7. dolgun 8. açık, çekinmesiz 9. tam. round clam yenilir bir deniz tarağı, (zool.) Venus mercenaria. round dance vals gibi dönerek yapılan dans. round number yuvarlak sayı. round robin grup arasında sıra ile yazılan mektup zinciri. round table conference yuvarlak masa toplantısı. round trip gidiş dönüş 10. tur. a round oath okkalı küfür. round'ly yuvarlakça 11. açıkça, çekinmeyerek, dobra dobra. round'ness yuvarlaklık.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
round /ɹˈaʊnd/ 1. yuvarlak şey, daire 2. dönerek yapılan dans 3. devir, posta, sefer 4. sıra 5. birbirini takip eden birkaç sesle okunan şarkı, kanon 6. atış 7. birkaç top ve tüfeğin birer defa ateş etmesi 8. boksta ravnt. round of applause alkış tufanı. a round of drinks on me herkese benden birer bardak içki. go the round ağızdan ağza dolaşmak. in the round güz. san. müstakil (kabartma gibi bir zemine yapışık olmayan heykel) make the round of sıra ile dolaşmak.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
round /ɹˈaʊnd/ 1. (edat) etrafa, etrafında 2. devrederek, dönüp dolaşarak 3. civarında 4. (edat) çevresine, etrafına 5. her yönden 6. ileri geri.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
round /ɹˈaʊnd/ 1. yuvarlaklaştırmak, değirmi hale koymak 2. doldurmak 3. etrafını dolaşmak, dolaşıp geçmek 4. dudakları büzerek telaffuz etmek 5. yuvarlaklaşmak 6. toplamak, şişmanlamak 7. dön- mek, dolaşmak 8. durduğu yerde dönmek. round off yuvarlak yapmak 9. tamamlamak. round out tamamlamak, bitirmek 10. doldurmak.