From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
roll /ɹˈəʊl/ 1. yuvarlamak 2. çevirmek, devirmek 3. top etmek, sarmak 4. kalın sesle söylemek 5. açmak, oklava ile açmak 6. haddeden geçirmek 7. hızlı hızlı davul çalmak 8. "r" harfini şiddetle söylemek 9. yuvarlanmak, tekerlenmek, yuvarlanıp gitmek, tekerlek üstünde gitmek 10. dönmek, dolaşmak, deveran etmek 11. inişli yokuşlu uzanıp gitmek 12. dalgalanmak 13. top olmak, sarılmak 14. gürlemek 15. oklava ile açılmak 16. geçip gitmek (zaman) rolled oats yulaf ezmesi.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
roll /ɹˈəʊl/ 1. yuvarlanış, yuvarlayış, tekerleme 2. devirme, devrilme 3. silindir, yuvak, merdane 4. tomar şeklinde şey 5. liste, defter, sicil, kayıt 6. top, rulo 7. bir çeşit küçük ekmek 8. gümbürtü, gök gürlemesi 9. kabarıklık 10. bükülüp tomar haline konabilen tuvalet takımı çantası 11. geminin sallaması, yalpa 12. (argo) para tomarı, para 13. (hav.) tono 14. yere indikten sonra uçağın pistte bir müddet gitmesi. roll call yoklama. rolltop desk çubuklardan yapılmış kapağı kıvrılarak açılıp kapanan yazı masası, Amerikan yazıhanesi.