From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
rich /ɹˈɪtʃ/ 1. zengin, servet sahibi: mümbit, bitek, verimli, bereketli 2. bol, çok: mükellef: lezzetli, yağlı, ağır 3. parlak (renk) 4. gür, dolgun (ses) 5. tuhaf, hoş, nükteli. the rich zenginler, servet sahipleri. riches zenginlik, para, servet, mal. richly zengince 6. bol bol 7. fazlasıyle 8. ağır bir şekilde rich'ness (I.) zenginlik 9. yağlılık.