From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
pick /pˈɪk/ 1. kazma 2. kürdan 3. mızrap 4. seçme hakkı veya fırsatı 5. elle toplanan meyva miktarı 6. ucu sivri bir şey ile, dürtme.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
pick /pˈɪk/ 1. seçmek 2. delmek, delik açmak 3. kazmak 4. yolmak, koparıp toplamak 5. çıkartmak 6. azar azar yemek 7. aşırmak, çalmak 8. anahtarsız açmak (kilit) 9. gagalamak 10. (müz.) telli çalgıları parmaklarla çalmak. pick a fight kavga etmek. pick and choose istedigi gibi seçmek. pick at ile oynamak 11. iştahsızca yemek 12. (A.B.D.), (k. dili) dır dır etmek. pick off koparmak 13. birer birer vurup düşürmek (tabanca ile) pick on seçmek 14. (k. dili) durmadan kusur bulup azarlamak, dır dır etmek. pick one' way engelleri yenerek kendine yol açmak. pick out seçmek, ayırmak 15. (müz.) ağır ağır nota çıkarmaya çalısmak. pick over ayıklamak. pick to pieces çekiştirmek 16. çürütmek (sav) pick up kaldırmak, toplamak 17. devşirmek 18. rasgele bulmak 19. pratik olarak öğrenmek, kulaktan öğrenmek (dil) 20. almak 21. toplanmak 22. (k. dili) iyileşmek 23. ilerlemek, gelişmek 24. hızlanmak. a bone to pick paylaşılacak koz.