DuckCorp

DuckCorp Dico

(RFC 2229 compliant dictionary server)

Found 4 definitions

  1.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    mean /mˈiːn/ 1. (meant) (ment) niyet etmek, kurmak, düşünmek 2. ifade etmek, mana vermek, kastetmek, demek istemek 3. demek. He means well. Ne kadar beceriksiz olsa da hüsnüniyeti var. It is meant for you Bu sizin için. What do you mean by it? Ne demek istiyorsun? Yaptığın doğru mu? You mean everything to me Sen benim her şeyimsin.

  2.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    mean /mˈiːn/ 1. orta, vasat 2. vasati, ortalama 3. (mat.) orantılı. mean distance ortalama mesafe. mean pressure ortalama basınç. mean time vasati güneş saati. Greenwich mean time Greenwich ortalama güneş saati.

  3.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    mean /mˈiːn/ 1. iki şeyin ortası, vasat, orta 2. ılımlık 3. (mat.) ortalama nicelik 4. istatistikte gözlem sonucu ortalama değer 5. (man.) orta terim 6. (bak.) means the golden mean her şeyin kararı, ikisi ortası, ideal olan şey.

  4.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    mean /mˈiːn/ 1. adi, aşağı, değersiz 2. rezil, alçak, bayağı 3. cimri, pinti 4. kılıksız 5. yoksul 6. (k. dili) huysuz 7. (k. dili) utangaç 8. (A.B.D.), (k. dili) keyifsiz 9. (k. dili) kötü huylu, ahlâksız, tehlikeli 10. (k. dili) zor, güç 11. (argo) şahane, nefis. no mean city çok iyi şehir. meanly alçakçasına. meanness adilik 12. cimrilik.