From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
key /kˈiː/ 1. kilitlemek 2. (mak.) tutturmak 3. kilit taşını yerleştirip kemeri tamamlamak 4. kitapta bakılması gereken yeri gösteren not koymak, böyle bir not sistemi kullanmak 5. soruların çözüm cetvelini vermek. key up heyecanlan dırmak, coşturmak 6. (müz.) perdesini yükseltmek.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
key /kˈiː/ 1. kıyı boyunca uzanan alçak mercandan ada.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
key /kˈiː/ 1. anahtar, açar, açkı 2. kurgu 3. çözümyolu 4. cevap cetveli, şifre cetveli 5. yazı makinalarında tuş 6. maniple, telgraf maniplesi 7. (müz.) tuş 8. (müz.) anahtar, anahtar işareti 9. müzik aletlerinde tuş 10. ses perdesi 11. (mak.) kama, dil 12. (mim.) anahtar taşı 13. baş, ana, en önemli .key club (A.B.D.) üyelerinde anahtar bulunan gece kulübü. key position yetkili mevki. key ring anahtar halkası. key punch kompütörlerde kullamlan kart veya bantları delip bilgi aktaran klavyeli makina. key (sig.)nature (müz.) armatür. key word sözlük veya ansiklopedide sayfa başına gelen kelime. master key aynı cinsten birtaklm kilitleri açan anahtar.