From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
just /dʒˈʌst/ 1. doğru, haktanır, haklı, adil 2. tam. the just iyiler (din edebiyatı) justly adaletle, haklı olarak. justness hak 3. hak ve adalete uygunluk, haklılık, adalet 4. doğruluk, dürüstlük.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
just /dʒˈʌst/ 1. tam, tam tamına, kesin olarak 2. hemen, şimdi, biraz önce 3. ancak 4. hemen hemen 5. neredeyse 6. güçbela, darı darına 7. sadece, yalnız 8. (k. dili) çok. just how many tam tamma ne kadar. just now hemen şimdi, biraz evvel, tam şimdi. just then o arallk, o esnada, derken. just there tam orada. just the same tıpatıp aynı 9. bununla birlikte, yinede.Just think! Düşün bir kere! Tasavvur et! He just escaped. Dar kurtuldu. It is just fine. Çok güzeldir. Not just yet. Daha vakti gelmedi.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
just /dʒˈʌst/ 1. (bak.) joust.