From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
hold /hˈəʊld/ 1. (held) tutmak 2. bırakmamak, zapt etmek 3. içine almak, istiap etmek 4. alıkoymak, salıvermemek, durdurmak 5. sahip olmak, malik olmak, elinde tutmak 6. devam ettirmek 7. inanmak, kabul ve tasdik etmek 8. devam etmek, iltizam etmek 9. mecbur etmek 10. yapışmak 11. dayanmak, sabit olmak 12. sadık olmak: değişmemek 13. arkası kesilmemek, ilerlemek 14. doğru kalmak 15. durmak 16. tutma, tutuş 17. tutacak şey veya yer, tutamak 18. sığınacak yer, destek, dayanak noktası, istinatgah 19. hapishane 20. nüfuz, hüküm 21. (müz.) uzatma işareti. hold a thing over one bir şey ile durmadan tehdit etmek. hold aloof uzak durmak, yaklasmamak, ilişki kurmamak. hold at bay arada mesafe blrakmak, yaklaştırmamak. hold back zapt etmek 22. kendini tutmak, çekinmek. hold by (k.dili.) tutmak, inanmak. hold down (k.dili.) yurütmek (bir işi) 23. tutunmak, koyvermemek, elden çıkarmamak. hold forth nutuk söylemek, uzun uzadıya açıklamak. hold good geçerli olmak 24. değerini korumak. hold in tutmak 25. kendini tutmak. hold in esteem saymak, saygı göstermek, hürmet etmek. hold off uzakta tutmak, araya mesafe koymak 26. gecikmek. hold on devam etmek, süregelmek 27. tutup düşürmemek. Hold on ! (k.dili.) Dur! Bekle! hold one's ground durumunu muhafaza etmek, yerini korumak. hold one's head high eğilmemek, başını diktutmak, mağlup olmamak 28. yüzü olmak. hold one's own geri gitmemek, ayak diremek, mevkiini muhafaza etmek. hold one's peace veya tongue dilini tutmak konuşmamak. hold out dayanmak 29. ileri sürmek 30. tahammül etmek 31. yetmek 32. ayak diremek. hold out on one birinden gizlemek. hold over ertelemek, tehir etmek 33. belirli bir süreden fazla devam etmek 34. tehdit etmek. hold together bir arada tutmak 35. ayrılmamak 36. hakikate uygun görünmek, tutarlı olmak (ifade) hold up tutmak, yardımda bulunmak, korumak 37. arzetmek, göstermek, teşhir etmek 38. engel olmak 39. yolunu kesip soymak. hold water su kaldırmak 40. (k.dili.) geçerli olmak, makul olmak. hold with aynı fikirde olmak, (bir kimseyi) tasdik etmek. Hold your horses! (k.dili.) Dur, bekle!
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
hold /hˈəʊld/ 1. gemi ambarı 2. geminin iç tarafı.