From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
hash /hˈaʃ/ 1. tavada pişirilen kıymalı patates 2. karmakarışık şey 3. berbat olmuş şey, bozulmuş şey 4. (argo) haşiş 5. et kıymak 6. ABD, (k.dili) bozmak 7. (argo) garsonluk etmek. hash house ABD, (argo) aşevi. hash over (k.dili) tartışmak, müizakere etmek. make a hash of (k.dili) bozmak, iyice karıştırmak. settle one' hash bir kimseyi tamamen susturmak, ağzını tıkamak 8. bir kimsenin işini bitirmek, ortadan kaldırmak .