From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: foreign /fˈɒɹən/ 1. yabancı, ecnebi 2. harici, dış 3. ilgisi olmayan. foreign accent yabancı aksanı. foreign affairs dışışleri. foreign-born ikamet ettiği memleketten başka bir memlekette doğmuş. foreign exchange döviz 4. döviz alım satımı. foreign minister dış işleri bakanı. foreign office dışişleri bakanlığı. foreign to one' nature kendi tabiatına aykırı. foreign trade dış ticaret. foreigner yabancı, ecnebi. foreignness ecnebilik, yabancılık 5. uygunsuzluk, münasebetsizlik.
foreign /fˈɒɹən/ 1. yabancı, ecnebi 2. harici, dış 3. ilgisi olmayan. foreign accent yabancı aksanı. foreign affairs dışışleri. foreign-born ikamet ettiği memleketten başka bir memlekette doğmuş. foreign exchange döviz 4. döviz alım satımı. foreign minister dış işleri bakanı. foreign office dışişleri bakanlığı. foreign to one' nature kendi tabiatına aykırı. foreign trade dış ticaret. foreigner yabancı, ecnebi. foreignness ecnebilik, yabancılık 5. uygunsuzluk, münasebetsizlik.