From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: floater /flˈəʊtə/ 1. yüzen kimse veya şey 2. bir işten öbür işe geçen kimse 3. çeşitli yerlerde kanuna aykırı olarak oy kullanan kimse.
floater /flˈəʊtə/ 1. yüzen kimse veya şey 2. bir işten öbür işe geçen kimse 3. çeşitli yerlerde kanuna aykırı olarak oy kullanan kimse.