From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
fling /flˈɪŋ/ 1. (flung) atmak, fırlatmak, savurmak: silkinmek: silkmek 2. binicisini üstünden atmak (at): öteye beriye sallamak 3. yıkmak, düşürmek, devirmek 4. çifte atmak: atılmak 5. savurmak (küfür) 6. dalmak, sıçramak. fling away dışarı atmak, dışarı fırlamak. fling off dağıtmak, yaymak 7. izini kaybettirmek (av) 8. defetmek. fling out yüzüne karşı söylemek (söz) 9. fırlatmak.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
fling /flˈɪŋ/ 1. atma, atış 2. sıçrayış, fırlayış 3. hakaret, laf sokuşturma, iğneli söz 4. hareketli dans 5. çıIgınlık, eğlence, serbest davranış. have a fling at denemek, yapmaya çalışmak. have one' fling baskıdan kurtulup serbestçe hareket etmek, meydanı boş bulup bol bol eğlenmek.