From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
eject /ɪdʒˈɛkt/ 1. ani bir şekilde dışarı atmak, çıkarmak, fışkırtmak 2. defetmek, kovmak, azletmek. ejection çıkarma, çıkarılan şey, fışkıran şey. ejection (hav) tehlike zamanında uçaktan ayrılan ve paraşütle inen pilot kapsülü. ejectment (huk.) masrafları ve tazminatıyla beraber bir mülkü geri almak için açılan dava. ejector çıkartan veya fışkırtan şey, ejektör, fıskiye 3. (mak.) buhar yayarak bir sıvıyı boşaltan araç, tahliye cihazı, tüfek ve tabanca gibi silâhların namlularından boş kovanları atan cihaz.