From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: drip /dɹˈɪp/ 1. (ped veya pt, ping) damlatmak 2. damlamak, damla damla akmak. drip with blood kanı akmak. dripping wet sırsıklam.
drip /dɹˈɪp/ 1. (ped veya pt, ping) damlatmak 2. damlamak, damla damla akmak. drip with blood kanı akmak. dripping wet sırsıklam.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: drip /dɹˈɪp/ 1. damlama, damlayış 2. (mim.) damlalık, saçak 3. taşan bir sıvıyı toplayan kap 4. (argo) tatsız kimse, geçinilmez adam. dripdry (çamaşırı) sıkmadan askıya asarak kurutmak. drip moulding (mim.) damlalık, saçak. drip pan damlayan su veya yağı toplamaya mahsus kap. drippy damlayan 5. çok ıslak yağmurlu 6. (A.B.D), (argo) tiksinti uyandıran. dripstone (mim.) taş damlalık 7. stalaktit (sarkıt) ve stalagmit (dikit) şeklinde kalsiyum karbonat.
drip /dɹˈɪp/ 1. damlama, damlayış 2. (mim.) damlalık, saçak 3. taşan bir sıvıyı toplayan kap 4. (argo) tatsız kimse, geçinilmez adam. dripdry (çamaşırı) sıkmadan askıya asarak kurutmak. drip moulding (mim.) damlalık, saçak. drip pan damlayan su veya yağı toplamaya mahsus kap. drippy damlayan 5. çok ıslak yağmurlu 6. (A.B.D), (argo) tiksinti uyandıran. dripstone (mim.) taş damlalık 7. stalaktit (sarkıt) ve stalagmit (dikit) şeklinde kalsiyum karbonat.