From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: dab /dˈab/ 1. pisibalığına benzer bir balık.
dab /dˈab/ 1. pisibalığına benzer bir balık.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: dab /dˈab/ 1. hafifçe vurmak, dokunmak.
dab /dˈab/ 1. hafifçe vurmak, dokunmak.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: dab /dˈab/ 1. dokunma, hafif vuruş 2. yumuşak veya ıslak bir şeyin bir parçası.
dab /dˈab/ 1. dokunma, hafif vuruş 2. yumuşak veya ıslak bir şeyin bir parçası.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: dab /dˈab/ 1. (k.dili.) uzman.
dab /dˈab/ 1. (k.dili.) uzman.