From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: copper /kˈɒpə/ 1. bakır kaplamak 2. bakır rengi vermek 3. (argo) bahis tutuşmak. coppery bakır gibi, bakırımsı, bakırlı.
copper /kˈɒpə/ 1. bakır kaplamak 2. bakır rengi vermek 3. (argo) bahis tutuşmak. coppery bakır gibi, bakırımsı, bakırlı.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: copper /kˈɒpə/ 1. bakır 2. ufak para 3. (argo) polis 4. (çog), (den.) bakır kazan 5. bakırdan yapılmış, bakıra benzer, bakır renginde 6. copperbottomed bakır dipli, karinası bakır kaplı. copper-colored bakır renginde. copperhead Amerika'da bulunan bir çeşit zehirli yılan, (zool.) Agkistrodon contortrix. copperplate bir nevi ince el yazısı 7. bir nevi bakır klişe. coppersmith bakırcı, ka zancı. copper sulphide (jeol.) kalkopirit.
copper /kˈɒpə/ 1. bakır 2. ufak para 3. (argo) polis 4. (çog), (den.) bakır kazan 5. bakırdan yapılmış, bakıra benzer, bakır renginde 6. copperbottomed bakır dipli, karinası bakır kaplı. copper-colored bakır renginde. copperhead Amerika'da bulunan bir çeşit zehirli yılan, (zool.) Agkistrodon contortrix. copperplate bir nevi ince el yazısı 7. bir nevi bakır klişe. coppersmith bakırcı, ka zancı. copper sulphide (jeol.) kalkopirit.