From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
buck /bˈʌk/ 1. sıçramak (at) 2. sıçrayıp binicisini sırtından atmak 3. (A.B.D.), (k.dili.) karşı gelmek, itaatsizlik etmek 4. A.B..D., (k.dili.) sallanarak gitmek (araba) 5. (mad.) ezmek. buck for (A.B.D.), (argo) (terfi v.b.'ni) temin etmeye uğraşmak. buck up (k.dili.) canlanmak, canlandırmak.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
buck /bˈʌk/ 1. erkek geyik, antilop, tavşan, koyun veya keçi 2. erkek hayvan 3. aldırışsız delikanlı 4. (A.B.D.), (k.dili), asağ. erkek kızılderili veya zenci 5. (A.B.D.) (argo) dolar. buck bean su yoncası, (bot.) Menyanthes trifoliata. buck fever (A.B.D.), (k.dili) tecrübesiz avcının heyecanı. buck saw çerçeveli testere. pass the buck sorumluluğu başkasına yüklemek