From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: brush /bɹˈʌʃ/ 1. fırça 2. fırçalama: çok tüylü kuyruk, özellikle tilki kuyruğu: kısa bir temas veya karşılaşma 3. müfreze çarpışması 4. (elek.) fırça 5. fırçalamak 6. süpürmek 7. hafifçe dokunmak, değinmek 8. aceleyle ve telâş1a hareket etmek. brush aside brush away bir kenara itmek, bertaraf etmek. brush off başından atmak, savmak 9. tozunu almak. brush up tazelemek.
brush /bɹˈʌʃ/ 1. fırça 2. fırçalama: çok tüylü kuyruk, özellikle tilki kuyruğu: kısa bir temas veya karşılaşma 3. müfreze çarpışması 4. (elek.) fırça 5. fırçalamak 6. süpürmek 7. hafifçe dokunmak, değinmek 8. aceleyle ve telâş1a hareket etmek. brush aside brush away bir kenara itmek, bertaraf etmek. brush off başından atmak, savmak 9. tozunu almak. brush up tazelemek.
From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3: brush /bɹˈʌʃ/ 1. çalıllk, fundalık: çalı çırpı 2. yer yer meskun olan ormanlık bölge. brushwood çalı çırpı 3. sık çalılık, fundalık.
brush /bɹˈʌʃ/ 1. çalıllk, fundalık: çalı çırpı 2. yer yer meskun olan ormanlık bölge. brushwood çalı çırpı 3. sık çalılık, fundalık.