From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
black /blˈak/ 1. siyah renk 2. siyah boya 3. siyah elbise 4. zenci 5. siyah, kara 6. karanlık, kasvetli 7. kirli 8. uğursuz, kızgın, dargın 9. karartmak, siyahlatmak, siyaha boyamak 10. kararmak, siyahlanmak. a Black zenci. black-and-blue çürük, morarmış Black-and-Tan terrier kahverengi benekli siyah teriyer. black and white yazı 11. basılı şey 12. siyah beyaz resim. black art büyü. black belt judo'da en yüksek derece 13. (A.B.D.) siyahların beyazlardan daha çok olduğu bölge 14. (A.B.D.) toprağı siyah olan bölge. black body (fiz.) siyah cisim, hiç ışın yansıtmayan kuramsal cisim. black book kara listede olanların isimlerinin kayıtlı olduğu defter black box montajda bir tüm olarak takılan elektronik cihaz 15. içine bakılmadan kullanılacak cihaz. black coffee siyah kahve, alafranga kahve, sade ve sütsüz kahve. Black Death ondürdüncü yüzyılda Avrupa'yı kıran veba hastalığı. black diamond maden kömürü. black eye siyah göz 16. morarmış göz 17. kara leke. blackeyed Susan öküzgözüne benzer bir çeşit sarı papatya. black face (tiyatro) zenci rolüne girmiş beyaz adam 18. (matb.) siyah baskı. black flag siyah flama korsan flaması. Black Forest Kara Ormanlar (almanyada) black hole hapishane koğuşu, askeri ceza koduu black horehound kara yer pırasası, (bot.) Ballota nigra. black lead grafit. black letter bir çesit matbaa harfi, gotik harf. black magic büyü. Black Maria (k.dili) hapishane arabası 19. cenaze arabası. black mark kara leke. black market kara borsa. black mass şeytana ibadet ayini. black medic kelebek otu, kara yonca, (bot.) Medicago lupulina Black Muslim (A.B.D.)'de islâm din ve âdetlerini kabul eden bir zenci mezhebine bağlı kimse. black out (ask.) karartma 20. tiyatro v.b.'nde ışıkların sönmesi. black out karartma tatbikatı yapmak 21. geçici olarak şuurunu veya görme duyusunu kaybetmek. black pepper karabiber. black power zencilerin talep ettikleri toplumsal ve kanuni hakları temsil ve temin eden güç. black pudding kıyma, yulaf unu ve kan ile yapılan bir iskoç yemeği. Blaek Sea Karadeniz .black sheep bir ailede diğer fertlere benzemeyen ve hep güçlükler çıkaran kimse. Blaek Shirt Kara Gömlekli 22. Faşist bir kurulusun üyesi black tea siyah çay. blackthorn karaçalı, karadiken. black tie siyah papyon kravat 23. smokin. black walnut bir nevi siyah ceviz .black widow zehirli bir örümcek, (zool.) Latrodectus mactans in the black alacak bakıyesi olan. blackish siyahımsı. blackly .karanlık olarak. blackness siyah oluş 24. karanlık olma.